Ülkemizdeki Yere Çöp Atma Kültürü

İddia ediyorum kültürel kodlarımıza bu kadar sağlam bir şekilde işlenmiş başka bir davranış yoktur. 3 yaşındaki çocuk da 63 yaşındaki adam da düzenli bir şekilde ve sürekli olarak yere çöp atıyor. Atmak istiyor! Atmak zorunda! İçgüdüleri onu buna zorluyor. Yazarken sinirleniyorum. Yere çöp atan insan kayıtsız şartsız, savaşta ve barışta, hastalıkta sağlıkta geri zekalıdır arkadaşlar sakın kimse itiraz etmesin. “Ulan ayı! Üç metre ötede çöp kutusu var, koskoca çöpü nasıl utanmadan sıkılmadan caddenin ortasına fırlatıp hiçbir şey olmamış gibi yürümeye devam edebiliyorsun?” diyemezsin. Çünkü saldırır, ezmeye çalışır, etrafınızdaki 100 kişiden bir kişi çıkıp da size destek olmaz, dayak yersiniz. Bu coğrafyadaki herkes bunu çok iyi bilir, bu yüzden kimse yere çöp atana ses çıkarmaz. Bakar, küfreder ve gider.

Interrail Türkiye grubunun yaptığı BoluRail kampı sonrası kamp alanından bir görüntü.

Burası Ortadoğu. Kültürümüzde çöp atmak var. Yok diyen kendini kandırıyordur arkadaşlar, var! Yere çöp atmak bizim kültürümüz, geleneğimiz, milli davranışımız olmuş! Senin benim gibi üç-beş tane hassas entel(!) bir tarafını da yırtsa o çöpler atılacak. Sahilleri bok götürecek. Yol kenarları pet şişe dolacak. Piknik alanlarının bitki örtüsü bebek bezleri, parçalanmış poşetler olacak. Peki bunu yapanlar sadece eğitimsiz insanlar mı? Hayır. Her kesimden insan yere çöp atıyor. En son Zeytinli Rock Festivali ve ondan birkaç ay önce Interrail Türkiye grubunun yaptığı Bolu kampı sonrası tertemiz alanların nasıl da leş gibi bırakılıp gidildiğini belki biliyorsunuzdur. Bu etkinliklere katılan hemen herkes ya üniversite öğrencisi ya da üniversite mezunu. Muhtemelen birçoğu şehir merkezindeyken elinde 2 kilometre boyunca çöp taşıyan, dostlar alışverişte görsün kafasında, sözde çevre gönülüsüdür. Yani konunun okumakla da ilgisi yok. Konu çok daha derin, dediğim gibi bir kültür meselesi.

Sigara izmariti çöp değildir!

Öyle sanıyorlar. Sigara içenler gerçekten de o izmariti istedikleri yere fırlatabilecekleri bir cisim olarak görüyorlar. Geçen yazımda belirttiğim Erikli’nin tıklım tıklım sahilinde genç bir kadın: Deniz kenarında sigara içiyor, aynı zamanda çocuklarını eğlendiriyor. Sigarası bitti ve kıyıdaki ıslak kumun içine basıverdi izmariti. Bakın geri zekalı olmaktan kastım bu işte. O izmarit 5 saniye sonra gelen küçücük bir dalgayla yerinden çıktı ve çocuklarının yüzdüğü suyun içinde dolaşmaya başladı. Bunun olacağını akıl edemeyen bir embesilden bahsediyoruz. Sahiller, sokaklar, piknik alanları… Her yerde izmarit var. Sınırsız izmarit çöpü var ülkemizde. Şu anda bulunduğunuz yerde dışarıya çıkıp izmaritleri takip ederek yürüyün. Bu yöntemle Edirne’den Hakkari’ye kadar uzanan bir yolculuğa çıkabilirsiniz ve iddia ediyorum ömrünüz yetecek olsa hiç zorlanmadan milyarlarca izmarit bulabilirsiniz. Sigara, bir insan tarafından insanoğluna atılmış en büyük kazıktır.

Burada çöp var o zaman biz de atalım

Dünyanın en mantıklı eylemi. Ağacın dibine biri çöp atarak orayı ulusal çöplük alanı ilan etmiş. O halde herkes çöpünü ağacın dibine atabilir. Bu düşünceyi, yere çöp atmaktan birazcık utanan insanlar, vicdanlarını rahatlatmak için kullanyor. Çöpü atarken de kendi kendilerince “şuraya atıyım ya herhalde burası çöpmüş ehe mehe :))” diye sessizce söyleniyorlar ki biri tepki gösterirse salağa yatabilsinler. 3 yıl öne bu konuyla ilgili bir sosyal deney yapmıştım. Kırık Camlar Teorisi ve Yaptığım Sosyal Deney başlıklı yazımda şöyle bir bölüm var:

…bir köşe başında beklerken aklıma bu konuda bir sosyal deney yapmak geldi. Şehrin merkezindeki gayet temiz ve işlek bir caddenin üzerinde bulunan telekom kutusunun dibine içtiğim suyun pet şişesini bıraktım ve kenardan izlemeye koyuldum. Yaklaşık yarım saat içinde şişeyi bıraktığım yer aşağıda görebileceğiniz, çekmiş olduğum fotoğraftaki duruma geldi.

Piknik yapan ayılar ve doğadaki izleri

Ayılar piknik yapmaz sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Ülkemizde yaşayan milyonlarca ayı piknik yapmayı çok seviyor ve yiyip içtikten sonra ardında böyle izler bırakıyor. Allah aşkına siz de bir piknik alanına gittiğinizde, alanda böyle çöpler görünce sinirlenmiyor musunuz? Özellikle ücretsiz alanların bu şekilde olması kötü niyetten başka neyle açıklanabilir? Bu nasıl bir anlayıştır? Ey ayılar! Hadi kendiniz kültür olarak benimsemişsiniz, çoluğunuzdan çocuğunuzdan da mı utanmıyorsunuz pisliğinizi yemyeşil alanlarda bırakıp giderken? Çıldırmamak elde değil.

Buraya çöp atan eşektir

Hayatınızda kaç defa “buraya çöp atma” türü yazı gördünüz? Ben çok gördüm. Ülkemizin her yerinde bu tür bir yazı var. Kimi kibarca yazılıyor, kimi hakaret içeriyor hatta bazıları direkt küfürle sona eriyor. Hepsinin amacı, çıkış noktası aynı. İnsanların yüzsüzlüğü ile başa çıkamama sonucu ortaya çıkıyorlar. Peki işe yarıyor mu? Elbette hayır. Bu yazıyı gören ayı daha bir zevkle atıyor çöpünü oraya. Ne desek boş. Şimdi ben susuyorum, fotoğraflar konuşsun:

İnsan isen çöpünü kendi kapının önüne dök…
Lütfen çöp dökmeyiniz diye kibarca başlıyor. Buna rağmen çöp dökülünce ayı diye hakaret etmek zorunda kalıyor ve sonunda da hakaret artacak diye gözdağı veriyor.
(Hayvansanız atabilirsiniz)
Olur mu? Olmaz tabii. Onlar laftan anlamaz.
Çok ince bir mesaj değil mi? Belki burada bir yemek yenir diyor, insanlık güzel diyor. Yalvarıyor resmen adam bu ayılara.
Dini duyguları harekete geçirme yöntemi ile çöpten korunmaya çalışmak.
Açık ve net.
Cinsiyete göre kategorize edilmiş küfür. – Merhaba cinsiyetiniz nedir? + Erkeğim. – O halde pezosunuz.
Tatlı bir dille uyarır gibi başlayıp ölüm tehtidi ile son bulan çöp uyarısı.
Sosyal medya hesabı üzerine beddua yöntemi.
Samimi bir haykırış. Kırıcı değil.
Dış güçlerin çöp bırakıp kaçtığını sanıyor olabilir.
Çok sıra dışı bir tehdit. Çöp atanın kızını kaçırırım. Etkileyici.
Dayağı önceden haber veren net bir insan.
Yer ve zaman belirtip hakaretini de sonuna iliştirmiş.
İtina ile yazılmış, okunaklı ve bir o kadar sert bir mesaj.

Devamını Oku..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir